sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Yeraltı edebiyatı, fanzinler

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

Karala... rss kaynağı

Canın Ne İsterse...

sormalıyız ,

tam da bu yüz ,
uyuyacakken ben ,
tedirginlik dolduruyorsa kadehime ,
korkmuşluğun harfleri içiliyorsa ,tarafımdan tek nefeste .

tüketmek kafeste .

içimde yok olacak taptığınız özne ?

doğrulturken önüme , külleniyor nesne ,

belli :

sabah özne , akşam toyluk ,
şimdi neyi sarkıtmışsam önünüze ,
pisliğimi saklamaya çalışıyorum sonra ,
dökülüyor şimdi üstüme ,
yaşamak denirse buna ,

içime saklamışım işte önemi yok ,

bu yaraya benzemeyen ağıtların ,
bu adama benzemeyen adımların ,
bu ama benzemeyen "ama" ların ,
önemi yok .
giittikçe götümün şekline bürünüyor tual .
uyanmalara benzemiş , başka bir sabahım,

adım " ben " değil ,
çürüğe çıkmış mavi duman ,
zor bulunur olmaktansa ,
kolay tercih edilir olmayı yeğler iskan .

tedirgin değilim

shydietry   4 gün önce  

tarifsiz duygular içindeyim diyebilmek istiyorum.tarifsiz olsun tarifi olmasın,tarif edemeyeyim.malzemesiz,hazırlanışı olmadan,tarifsiz...anlatabiliyormuyum...

prototiptip    03 Şubat 2012 01:51  

tasvirsiz duygular furyasında kaybolmak

blackemotion   17 Ocak 2012 23:58  

yerin yüzünden ne hayır gördükki altından görelim dipsiz bir derinlik boşlukları dolduran çığlıklar işte.. birde belirsizliğin hüküm sürdüğü yalnız ruhlar mekanı!!

blackemotion   16 Ocak 2012 20:43  

"Sende sevmediğim sadece iki şey var. Yüzlerin." (The Mirror Crack’d)

onderbus   16 Ocak 2012 01:37  

yerin altı bana herzaman çekici gelmişdir üstü çok berbat

SELIMTANRIKULU   15 Ocak 2012 02:59  

yerin altı bana herzaman çekici gelmişdir üstü çok berbat

SELIMTANRIKULU   15 Ocak 2012 02:58  

slm ben geldim

SELIMTANRIKULU   15 Ocak 2012 02:57  

İlim meclislerden kıldım talep illa edep,illa edep,illa edep...Yunus Emre...

uskudar   05 Ocak 2012 08:45  

İlim meclislerden kıldım talep illa edep,illa edep,illa edep...Yunus Emre...

uskudar   05 Ocak 2012 08:43  

gözlerimin içine dolan ve görmeme engel olan damlacıkları.. sırf insanlar görmesinde "neden" demesinler diye... yanaklarımdan akıtmaktansa.. makyajımın çıkması pahasına... sokaklarda mendil satan çocuktan aldığım ve haddinden fazla para verdiğim o adi peçeteye silecekmişim...
kim demiş...
ağlamak asla zayıflık değildir bunu o mercimek tanesi kadar olan beynine SOK...
ve asıl korkak akan yaşlardan utanıp gizli saklı gece yastığını piç edendir... it oğlu it....

smirnoffmule   03 Ocak 2012 20:14  

ve hayata bir çizik daha atmak geldi içimden derin yaralara açan bir neşter darbesiyle... ama kan akmadı.. hayat bana hiç hoş bakmadı..

insomniacx   30 Aralık 2011 00:27  

bıraksam kaybolurum..

Afsaneh   26 Aralık 2011 23:30  

her gün azar azar ve acı çekerek tamamlanan bir ötenazi durumudur evlilik...

tozbezi   25 Aralık 2011 11:01  

her gün azar azar ve acı çekerek tamamlanan bir ötenazi durumudur evlilik...

tozbezi   25 Aralık 2011 11:00  

bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yanlız kalmaktan korktukları için insanlar,telefon denilen bir alet kullanıyorlarmış

finish it   24 Aralık 2011 16:31  

yeraltı tamam ama pek edebi sayılmaz

squillaci   13 Aralık 2011 22:50  

Gitmek...
Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasina
Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...

Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey...
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.

Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi götürdün demektir..
Keske kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.

Böyle gidiyoruz iste.
Bir yanimiz "kalk gidelim",
öbür yanimiz "otur" diyor.

"Otur" diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira...
is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma dugusu...
En kötüsü aliskanlik
Aliskanligin verdigi rahatlik,
Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
Kaliyoruz...
Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha dogurmalar...
Borçlara girmeler...
isi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.

Misal ben...
Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
Degil busehirden gitmek,
iki sokak öteye tasinamiyorum.
Alip götürsem gelmez ki...
Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir;
Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatimiz küfeler.

Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazim.

Barik ufak kaçislar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakasi
Hepmiz kaçabilsek...
Bütçe, zama, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra baska mecburiyetler
Sikisip kaldik.
Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli
Bu kadar agir olmamali.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karsiligi, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar asik olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.
Ama olsun... istemek de güzel.
Can Yücel

kekemecocuklarkorosu   11 Aralık 2011 15:40  

Kadınlar kendilerini güldüren ibnelerden hoşlanır

sirlordbaltimore   10 Aralık 2011 15:55  

içimde üzülmüş erik ağacının yelleri esiyor..

icli kofte   07 Aralık 2011 15:08  

Ve artık konuşmalıyız..Çünkü şiirler ağırlık yapıyor zihnimde.

kekemecocuklarkorosu   06 Aralık 2011 13:25  

payı yok apansız inen akşamdan,bir kadeh bir cıgaradalıp gidene seni anlatabilsem seni
yokluğun cehennemin öbür adıdır.Üşüyorum kapama gözlerini
ne güzel de demiş ahmed arif

lanetprinter   21 Kasım 2011 12:41  

elma dersem çık,
armut dersem
çıkma dedin
ve ben
en çok elmayı sevdim

ah be elma kurdu
şimdi seninle
büyük bir oyuna dalasım
sonra saklanıp
kendimi bulasım var

mızıkacı çocuk

MIZIKACI COCUK   19 Kasım 2011 00:58  

şaşkın dalga

sana kapı olsaydım şimdi
yada keşke
orda olsaydım
bir fındık bahçesinde
ve henüz yağmışken kar
kendimi yollara
seni en şaşkın dalgaya versem

nereye varacağı belli olmayan
bir kıyıyken sen
kendimi sana
seni en sıyrık yalanlara

şimdi
aklımın ucunda duran bişeysin hep
tek isteğim biraz şımarıklık edip
güldürebilmek seni
bir de avucunda duran bir şiir olabilmek

mızıkacı çocuk

mzxyn55   18 Kasım 2011 01:35  

Gittiğim,yaşadığm yerler rengini senden almış sanki,
Sonbahar gelince her yer kahverengi-siyaha yakın oluyor mesela,
hani gözlerinin rengini tutturabilmek için onlar bile uğraşıyorlar...
Kısaca mevsimler ruhunu bütünlemeye çalışırken zaman ile;
seni taklit ediyorlar...
Sonbaharda her nefes alışında da;yapraklar güzelliğine dayanamayıp dökülüveriyorlar;
tavşanlar,sincaplar bile seni bu mevsimden sonrasındaki kış gelince;
soğukta seni iyi görememek korkusundan uykuya yatıyorlar bahar gelene kadar.

Aslında bende sen olmayınca sevmiyorum bu mevsimleri
bir bir takvimden düşerken,
çok üşengeç oluyorum,
sen'li rüyalardan uyanasım gelmiyor,
yataktan kalkmamayı istememin sebebi bu,
yoksa sıcaklığından değil( ki senin kadar olamıyor zaten),

ve sen olmadıktan bırak boğazımdan iki lokmanın geçmesini,ellerim bile bu soğuk havada montumun kollarından geçmiyor....

metehan yeşilyurt - dışarısı soğuk

mhd7   17 Kasım 2011 00:42  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. mukadderat II
  2. gulbe seker
  3. mirajj
  4. Buseb
  5. volcanofire
  6. yazifabrikasi
  7. keskinkirmizijilet
  8. ReisofTheyear
  9. prototiptip
  10. BBuRGEE
  11. antizor
  12. justaperfectday
  13. sosyopatank
  14. free be
  15. SwiftAzzRape
  16. normanbates

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage